Avrupa'da Mülteci Olmak/ Karanlıktaki Gölge adlı kitap piyasaya çıktı. Ben yazdım diye demiyorum ama okumanızı öneriyorum. Avrupa ve Avrupalı hakkında gerçekler var kitapta ;-) İnternet'te ve en baba kitapçılarda bulabilirisiniz!
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın...
-bu ne?
-şaşı yatmaz!
-zuhauhahuahuaaaa
-bu kinderleride alalım ( kutusuyla)
-...
....
-yok artık
-puhahahhahah
homer simpson hoh hoh hoh....
ne yedik, içtik, sohbetin dibine vurduk beraber. süperdi hafta sonu. ellerine sağlık gülüm :Pp
Olmak dedi mavi ölmek olduğu için vardır
ve insanın kendine giden labirentinin kapısına gelmesi de
mübahala ettiysem affedin beni en güzel kardır
yaşlanmak hayatta yapacak hiç bir şeyi kalmayanların
başına gelir dedi mavi, ama soruların işgalindeydi ruhum
neye vermeli insan hayatını, ne yapmalı sahi
benim duvarlarım yıkılmasına yıkıldı ama üstüme yıkıldı
kendine gidebilmesi için insanın ilk öce ölmesi gerekir dedi mavi
ama şaşırdıysam affedin, kolay mı insanın bilerek ölmesi
Ülkelerin yıkılışını gördüm, şehirlerin yakılışını
duvarların yıkılışını gördüm dedi mavi, binaların yıkılışını
ama bir insanın yıkılışı gibi hiç birisi yıkılamadı
bu değirmenin suyu nereden geliyor dedi mavi, nereden geliyor
her bir insan ihtiraslarından, açlıklarından bağlı şehirlere
kanserleşen bir medeniyete daha iyi yaşamak için kan veriyor
benim şehirlerim yıkılmasına yıkıldı ama ya diğerlerinin
dedi mavi ve olmak dedi ölmek olduğu için vardır ve istiyorum ben de
tek başıma değil onlarla, tek başıma değil insanlarla
ölmek tekrar doğmak için çok mu zor
Çok şey var
Olmakla olmamak arasında
Bence bütün ve her şey
Bölmekle çıkarmak arasında
Çokluk ikiye bölerler her şeyi
Toplamakla çarpmak arasında
Ben dörde bölerim her şeyi
Gitmekle kalmak arasında
Bir yokluk, yok olmak
Aldanmakla inanmak arasında
Bir varlık, var olmak
Unutulmakla unutmak arasında
Ben yok oldum kimi zaman
Yok olmamak içindim kimi zaman
Var oldum öyle anlar oldu ki
Var olmamak içindim kimi zaman
Her şey senin yüzünden
Deyip çıkmak vardı aradan
Ama ben bilirdim ki
Benim yüzümdendi de çoğu zaman
Son kadeh içilmiş,
son söz edilmişti.
bir düşünce sardı hepsini...
bir hatıra
bir hırs
bir kıskançlık
bir yanıltı
bir kardeşlik
bir yanlışlık
bie kin
bir ümid
Bir şey insana ait..
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
NAZIM HİKMET
dostlarım;
hayat içimize saklanmış küçük bir çocuk hala. varlığından çoğu zaman bihaber olduğumuz kayıp cennetimiz gibi. geç kaldığımızı sansak da biliyoruz ki cevher sol göğsümüzün altında.
insanlığını korumuş gözlerimiz gördüklerine rağmen, nasırlaşıp da taş olmamış hala kalbimiz ve her ne yaşadıysak doya doya, içimize sine sine ya da en kötüsüyse gördüklerimiz bugüne değin, gömmedik umutlarımızı söküp yıldızlardan. avuçlarımızda tuttuk güneşi var gücümüzle. her yağmur düştüğünde içimize, göğe döndü yüzümüz topraktan ziyade ve her andığımız da sessizce bir dostu kadehimiz onun için de vuruldu masanın yüzüne.
her daim solmamış bir kalple, birlikte...
diline,gönlüne sağlık be beneğim :)))